Bilindiği üzere Fenerbahçe maçında Ferrari takımı 2-1 önde iken Lugano'nun kendisini içine çekmeye çalıştığı psikolojik savaşa yenik düşüp,sinirlerine de hakim olamayıp rakibine attığı dirsek neticesinde takımını eksik bırakmış ve o sürecin sonunda Beşiktaş tek nedeni bu kırmızı olmasa da rakibine 4-2 mağlup olmuştur.Bu bilinen mevzuu.Benim asıl anlatmak istediğim ise bu maçtan sonra Ferrari takımını sattı falan konuşulması.Bunun sonucunda Ferrari'ye yapılan haksızlık.(brzdan değineceğim ne haksızlıgı dediğinizi duyar gibiyim).Halbuki Lugano'nun provakasyonlarına yenik düştüğünden eminim o ayrı.
Haksızlık demiştim hani bir üst paragrafta.Haksızlığı yapanların başında ise biz taraftarlar geliyoruz.Takım evinde 4-1 geride ve dakikalar 90'ı gösteriyor adamın biri anlamsız bir biçimde sinirine yenik düşüyor ve adama tekmeyle dalıyor ve haklı olarak hakem doğru bir karar ile nam-ı değer Q7'yi oyundan atıyor.Bizim büyük taraftarımız ne yapıyor? Takımını saçma sapan bir hareketle eksik bırakan adamı ayakta alkışlayarak uğurluyor.Bu ayakta alkışlanan adamın gördüğü kırmızı o maçın son dakikasında olabilir lakin diğer maçında ilk dakikasında takımını eksik bırakmış oluyor ama bizim taraftarımızın bundan haberi yok!!! İşte haksızlıkta burada başlıyor.Ferrari'nin hareketi affedilir değil fakat Lugano gibi hafifletici bir sebebi var ve bu maçın derbi olması dışında hiç bir önemi yok (bu saatten sonra puantaj olarak bir adım ilerleyemeyeceğimiz aşikarken) ama biz Ferrari'ye acımasızca sallıyoruz,elimizden gelse linç edeceğiz.Taraftara bir sözüm var,ne kadar faydalı olduğu tartışılan bir oyuncunun hayati önem taşıyan bir maçın son ve ikinci maçın ilk dakikasına tekamül eden bölümünde oyundan attırıyorsa kendini,ben o adamı değil alkışlamak üzerine konuşmam bile.Hatta Ferrari'yi bile onun üzerinde tutarım.NOKTA.....








